1. Haberler
  2. Yurt
  3. Eğitim-Sen’den Gözaltılara Tepki: “Sendikal faaliyetimizin engellenmesidir”

Eğitim-Sen’den Gözaltılara Tepki: “Sendikal faaliyetimizin engellenmesidir”

Eğitim Sen İzmir Şubeleri, Bornova ilçesindeki Sait Güzelcan Ortaokulu’na gerçekleştirilen sendikal ziyaret sırasında okul müdür yardımcısı ile iki sendika üyesinin gözaltına alınmasını protesto etti.

Eğitim-Sen’den Gözaltılara Tepki: “Sendikal faaliyetimizin engellenmesidir”
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(İZMİR) – Eğitim Sen İzmir Şubeleri, Bornova ilçesindeki Sait Güzelcan Ortaokulu’na gerçekleştirilen sendikal ziyaret sırasında okul müdür yardımcısı ile iki sendika üyesinin gözaltına alınmasını protesto etti.

Eğitim Sen üyeleri Burhan Çiçek ve Evren Nesil Dinçer Çalık, 16 Ekim Cuma günü sendikal faaliyetler kapsamında Bornova ilçesindeki Sait Güzelcan Ortaokulu’nu ziyaret etti. Ziyaret sırasında okul müdür yardımcısı Yusuf Sürer ile birlikte sendika üyeleri Burhan Çiçek ve Evren Nesil Dinçer Çalık, okul bekçisinin çağrısı üzerine okula gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Eğitim Sen İzmir Şubeleri üyeleri, yaşanan bu olaya tepkilerini Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin katılımıyla Bornova Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla protesto etti.

Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, burada yaptığı açıklamada, son dönemde okullarda gerçekleştirilen saldırıları anımsattı. Okul şiddetine karşı “güvenli okul, güvenli gelecek” diyerek mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade eden Güneş, şunları kaydetti:

“Bu okullarda öğrencilerle beraber eğitim emekçisi üyelerimiz eğitim faaliyeti sürdürürken elbette ki güven içerisinde olmalı. Ama bugün okulların kapısındaki bekçilerle, kolluk kuvvetleriyle bu şiddetin önlenemediği gibi beraberinde yeni bir şiddet halini ortaya çıkardığını görmüş olduk. Nisan ayında Maraş’ta yaşanan katliam sonrası Milli Eğitim Bakanlığı önünde dört gün boyunca yaşam nöbeti sürdürdük ve okullardaki şiddetin önlenmesine dair 23 maddelik bir deklarasyon yayınlarken aslında okulların güvenliğinin nasıl sağlanacağını da ifade etmiştik. Ama Milli Eğitim Bakanlığı her konuda olduğu gibi burada da kör, sağır, dilsizi oynayarak önerilerimizi dikkate almadığı gibi okullarda salt bir güvenlikçi tedbirle okul güvenliğini sağlamaya dönük bir politika ortaya koydu. Bugün geldiğimiz noktada okul kapısında görevlendirilen bekçinin ‘yetki bende, kolluk bende, kıllık bende’ diyerek amiyane tabirle arkadaşlarımızın okula girmesini engelleyerek okul idaresini emniyete şikayet etmeye kadar varan absürt bir olayla karşı karşıyayız.”

Güneş, kolluk görevlilerinin yetkilerinin kanunları aşamayacağını belirterek, “Kolluk kuvvetlerinin yetkileri kanunlarla bellidir. Sendikal faaliyetleri kimse engelleyemez. Bu suçtur, bunu herkes bilmelidir” dedi.

Anayasal hakları olan örgütlenme özgürlüğünü kimsenin engelleyemeyeceğini söyleyen Güneş, “Tabii ki bunun takipçisi olacağız. Burada yaşanan olayın yargı boyutu da olacak. Bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunduk. Bunun takipçisi olacağız. Bir daha böyle bir olay yaşanmaması adına da sendikal mücadelemizi de kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” diye konuştu.

“GÜVENLİKÇİ ANLAYIŞLA SORUNLAR ÇÖZÜLEMEZ“

Güneş’in ardından basın açıklamasını Eğitim-Sen İzmir Şubeleri adına Eğitim-Sen İzmir 4’nolu Şube Başkanı İsmail Akyol okudu. Akyol açıklamada yaşananların sendikal faaliyetlerin engellenmesi olduğunu savunarak, “Eğitimin temel sorunlarını bilimsel ve pedagojik yöntemlerle çözmek yerine güvenlikçi bir anlayışla hareket edilmesinin vardığı nokta ne yazık ki budur. Eğitimin köklü sorunlarını çözmenin yolu, eğitimin bütün paydaşlarıyla diyalog kurmaktan, sendikaların görüş ve önerilerini dikkate almaktan ve eğitimdeki eşitsizliklerle mücadele etmekten geçmektedir. Okul kapılarına polis ve bekçi dikerek, sendikal faaliyetleri engelleyerek eğitim sisteminin sorunlarını çözmek mümkün değildir” dedi.

Başkan Akyol, yaşanan olayların münferit olmadığını bildirerek, Bornova’daki başka bir okulda da benzer bir durum yaşandığını, Ödemiş’te de bir eğitim emekçisine bekçi tarafından biber gazı sıkıldığını anlattı.

Akyol, şöyle konuştu:

“Bu örnekler, eğitim kurumlarında eğitim emekçilerinin ve sendikal faaliyetlerin karşı karşıya kaldığı müdahalelerin ciddiyetle ele alınması gerektiğini göstermektedir. Anayasa’yı ve yargı kararlarını yok sayarak yetkilerini aşanları bir kez daha uyarıyoruz: Unvanı, makamı veya görevi ne olursa olsun hiç kimse kendisini hukukun üzerinde göremez. Kamu görevlileri ve kolluk kuvvetleri, görevlerini Anayasa ve yasaların çizdiği sınırlar içerisinde yerine getirmek zorundadır. Sendikal faaliyetleri keyfî biçimde engellemek, sendika yöneticilerini tehdit etmek ve hukuka aykırı müdahalelerde bulunmak hiçbir kamu görevlisinin yetkisi dâhilinde değildir. Hiç kimse kamu gücünü kullanarak anayasal hak ve özgürlükleri ihlal edemez.

Yetkilerini aştığını, sendikal faaliyetlerimizi engellediğini, arkadaşlarımızı tehdit ettiğini veya kamu görevlileri üzerinde hukuka aykırı baskı kurduğunu düşündüğümüz sorumlular hakkında gerekli hukuki girişimlerde bulunacağız. Olayda sorumluluğu bulunan bekçiler ve kolluk amirleri hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesinde düzenlenen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, görevi kötüye kullanma suçu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında gerekli suç duyurularını yapacağız. Eğitim Sen olarak sendikal faaliyetlerimizin engellenmesine, üyelerimizin baskı altına alınmasına ve demokratik haklarımızın kullanılmasının bir güvenlik meselesine dönüştürülmesine sessiz kalmayacağız.” 

Eğitim-Sen’den Gözaltılara Tepki: “Sendikal faaliyetimizin engellenmesidir”
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.